Fal Çeşitleri

fal çeşitleri

İnsanlığın var olmasından bu yana insanlar devamlı olarak merak içindedir. Merakı cezbeden en önemli konu da tabii ki gelecektir. Yapılacak işlerin ya da beklentilerin nasıl sonlanacağını bilmek ve yazgılarını bilmek insanları bugüne dek meşgul eden bir konu olmuştur.

İnsanların yaşamları boyunca mutlu ve başarılı olmak istemeleri sonucunda da yüzlerce çeşit fal meydana gelmiştir. Kullanılan yöntemler ve çeşitli araçlar ile fal çeşitleri günümüzde de son derece geniş bir yer almaktadır. Devamlı bir arayış içinde olan insanlar geleceklerini öğrenmek ve farklı yaklaşımlar sergilemek için Fal ve falcıları yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası konumuna getirmişlerdir.

Aşağıda farklı uygarlık ve çağlardan derlenmiş olan fal çeşitlerini sizler için sunuyoruz.

Ağaç Falı: Ağaçların köklerini, yapraklarını, dallarını ve şekillerini yorumlayarak bakılmakta olan eski bir fal modelidir.

At Falı: Eski Saxonlarda ve Keltlerde rastlanmakta olan ve atların kişnemelerine bakılarak açıklanan bir fal şeklidir. Beyaz bir at kişnemesi iyiye yorulurken, siyah atın kişnemesi de kötüye ve ölüme yorulmaktadır. Saxonlarda var olan diğer fala göre de ahırdan sağ ayak ile çıkan at her daim iyiye işarettir ve bu atın hangi renkte olduğunun da önemi yoktur.

Ateş Falı: Nesnelerin ateşe atılması ile bakılan eski fal şeklidir. Eğer ateşe atılmış olan nesne bütünüyle yanarsa bu durum kötüye işarettir. Nesnenin bir kısmı yanar ya da hiç yanmazsa yorumu olumlu olur. Bu fal Türkler arasında da bilinmektedir ancak Türkler nesnelerle değil, ateş rengini yorumlayarak bu ateş falına bakarlardı.

Bakla Falı: Orta Çağ Avrupası’nda oldukça yaygın olan fal türüdür. Eski toplumlar baklayı büyü yapmak için kullanılan bir bitki olarak gördüklerinden bu fal döneminde yaygınlık kazanmıştır. Orta Çağ’da tekin olduğu düşünülen evlerdeki kötü ruhları evden kovmak için falcılar eve bakla taneleri atıp, fala bakarlardı. Günümüzde ülkemizde de var olan falın eski bir şeklidir.

Balık Falı: Eski Yunanistan’da son derece yaygın olarak kullanılan bir fal türüdür. Balıkları hareketleri ya da bağırsakları incelenerek bakılmakta olan bir fal türüdür. Hem tatlı su hem de deniz balıkları ile bakılır.

Balta Falı: Cinayetlerin faillerini meydana çıkarabilmek için eski uygarlıklarda kullanılan bir fal türüdür. Balta falına göre balta taşın üstüne konur ve zanlı olarak görülmekte olan kişilerin adları taş etrafında döner tekrarlanır. Balta yere düştüğünde kimin adı söyleniyorsa o kişi katil olarak ilan edilirdi.

Bağırsak Falı: Eski Etrüsklerde ve eski Yunanlarda kurban edilen koyunların bağırsakları ile bakılan bir fal çeşididir.

Bina Falı: Keldan, Asur, Yunanistan’da evlerin dış cephelerini inceleyerek bakılan bir fal çeşididir. Yunan felsefecisi Xenokrates’in bu konu ile ilgili bir kitabı vardır.

Buğday Falı: Avrupa’nın birçok kırsal bölgesinde hâlâ yaygın olan bir fal çeşididir. Fala göre, on iki tane buğday tanesi sıcak bir fırına yerleştirilir ve her bir buğdaya, bir ayın aylarını temsil etmesi amacı ile, ay ismi verilir. Tümü yanan buğdayların temsil ettikleri aylarda buğdaya zam geleceği şeklinde yorumlanır.

Çakıl Falı: Su dolu bir kaba çakıl taşları atılır ve taşların çıkardıkları seslere göre yorumlar yapılır.

Defne Falı: Eski Roma’da var olduğu bilinen bir fal çeşididir. Defne yaprakları ateşe atılır, yanan yapraklar ses çıkarırsa iyiye, çıkarmazsa kötüye yorulurdu. Bazen defne yaprakları ile birlikte yumurta da yakılır, bu zaman da ateşin aldığı şekiller yorumlanır idi.

El Falı: En eski fal çeşitlerinden biridir ve günümüzde de hâlen bilinmektedir. Üç bin yıl öncesindeki Hint kaynaklarında, Vedalarda, yer alır, Orta Çağ’dan kalma el yazması eserlerde rastlanır. Avuç içinde görülen işaretlerin, çizgilerin yorumlanmasından ibarettir.

Harf Falı: Bu fala göre, yere geniş daire çizilir ve kenarlara harfler yerleştirilir. Dairenin ortasında ise bir falcı bulunur ve bu falcı dönmeye başlar. Falcının dengesini kaybedip düştüğü noktalardaki harfler birleştirilir ve ortaya çıkan kelimeler yorumlanır.

Hava Falı: Eski İranlılarda ve daha sonra da Romalılarda kullanılan bir fal çeşididir. Bulutlardan, rüzgârın yönünden, atmosfer olaylarından hareket edilerek geleceği yorumlama yöntemidir. Değişik çeşitleri de mevcuttur.

Horoz Falı: Eski Yunanlılarda ve 19. yüzyılda Rusya’nın kırsal kesimlerinde rastlanan bir fal çeşididir. Bu fala göre, yere bir daire veya dikdörtgen çizilir ve yirmi dört kısma ayrılır. Her kısma bir harf yazılır ve bir buğday tanesi koyulur. Dairenin veya dikdörtgenin içine bir horoz bırakılır.

I Ching (Yi King) Falı: Çin’in en eski felsefe sistemi ve fal şeklidir. Taoism, Confucius gibi çeşitli Çin dinlerini etkileyen gizemli bir bilgi kaynağıdır. Fallar arsında en karmaşık olanıdır. Açıklanması ve yorumlanması uzun incelemelere konu olmuştur.

İnsan Bağırsağı Falı: Eski bir barbar fal şeklidir ve oldukça korkunçtur. Kurban edilen kadın veya erkeklerin bağırsaklarına göre yorumlar yapılır. Roma İmparatoru Neron tarafından revaçta tutulan vahşice bir uygulamadır. Fransa mareşali olan ve kara büyü tutkunu olması ile bilinen Gilles de Rais fal bakmak veya baktırmak için bir çok genci kurban etmiştir.

İskambil Falı: İlk örnekleri 16. yüzyılda görülen o zamandan bugüne yaygınlığını kaybetmeyen bir fal şeklidir. Bir kısım tarihçilere göre, İskambil kağıtları Fransa kralı çılgın 1.Charles’ı eğlendirmek amacı ile çizilmişlerdir. Falın amacı ve işlevi geleceği açıklamaktır.

Kafatası Falı: Eski Germenler tarafından uygulanan bir fal şeklidir. Bir hayvanın, genellikle eşeğin, kafatası ateşe atılır ve ateşe sorular sorulur. Kafatası yanarken çıtırtılar çıkarsa bunlar olumlu cevaplar sayılırdı. Daha çok kaybolan eşyaları bulabilmek amacı ile bakılırdı.

Kahve Falı: En çok Akdeniz ülkelerinde ve Orta Doğu’da kullanılan ve dünyanın her yerinde uygulanan bir fal çeşididir. Kahve falından ilk kez bahseden kaynak, Floransalı falcı Tommaso Tamponelli’dir. Kahvenin telvesinin aldığı şekiller yorumlanarak gelecekten haber verilir.

Kap Falı: Çeşitli türleri olan bir fal çeşididir. Boş bir kap kullanılırsa kaptaki yansımalar incelenir. İçi su veya yağ dolu bir kap da kullanılabilir. Bir başka türüne göre, kabın üzerinde ipe bağlı bir yüzük sallandırılır ve yüzüğün kaba vurunca çıkardığı sesler yorumlanır.

Kaplumbağa Falı: Eski Çin’de ve hâlen Afrika’nın birçok yerinde uygulanan bir fal çeşididir. Kaplumbağanın kabuğu ateşe atılır ve yanan kabukta beliren çizgilere göre yorumlar yapılır.

Karaciğer Falı: İlk önce Keldanilerde, daha sonra Yunanistan ve Roma’da görülen, oldukça eski bir fal çeşididir. Kurban edilen hayvanların karaciğerlerinin çıkarılıp yorumlanmasından ibarettir. Büyük İskender’in ölümünün böyle bir falda çıktığı söylenir.

Karga Falı: Kargaların uçuş şekillerine, davranışlarına ve çıkardıkları seslere göre yorumlar yapılan bir fal çeşididir.

Keçi Falı: Antik Yunanistan’ın Delfos kentinde uygulanan ve bağırsak falına oldukça yakın olan bir fal çeşididir.

Kemik Falı: Yunanlılardan kalma bir fal çeşididir. Homeros’un İlyada Destanı’nda sözü geçer. Aslında tanrı Hermes’e bir çeşit sunuştur. Eski Yunan inanışlarına göre yere atılan kemiklerin durumundan tanrıların niyetlerini anlamak mümkündü.

Kristal Falı: Orta Çağ’dan kalma bir fal çeşididir. Yüzük gibi çeşitli ziynet eşyalarındaki kristal parçalarına bakarak ve trans hâline girerek bakılır. Çağdaş şekli ise, kristal küre ile bakılan faldır.

Kuş Falı: Antik Roma’da kuşların uçuşlarına göre bakılan bir fal çeşididir.

Lamba Falı: Lamba veya mum ışıklarındaki değişimlerin, hareketlendirmelerin ya da bunlardan oluşan gölgelerin, ışık oyunlarının incelenmesi sonucunda oluşan bir fal çeşididir.

Mum Falı: Eritilen bir mumun su dolu bir kaba akıtılması ve oluşan şekillerin yorumlanması sureti ile oluşan bir fal çeşididir.

Ok Falı: Keldanilerde, eski İranlılarda ve Germenlerde kullanılan bir fal çeşididir. Fırlatılan okun uçuş şekli, yere düşmesi veya bir yere saplanması yorumlanır. Bir başka şekline göre, bir dizi okun üzerine sorulan sorulara ait olumlu ve olumsuz cevaplar yazılır ve oklar karıştırılırdı.

Omuz Kemiği Falı: Japonların geleneksel bir falıdır. Bu fala göre, bir geyiğin omuz kemiği ateşe atılır ve kemiğin yanarken ortaya çıkardığı kırılmalar, yanmalar, parçalanmalar yorumlanır. Kaplumbağa falının bir başka çeşididir.

Rüzgar Falı: Antik Yunan ve Roma’da yere dökülen veya hâlen dallarda kalan yapraklar üzerinde rüzgârın etkisine göre bakılan bir fal çeşididir. Ayrıca, rüzgârda sallanan çanların çıkardığı sesler ile de bakılır.

Saç Falı: Bir çocuğun saçlarının, buklelerinin rüzgârda nasıl hareket ettiklerine göre bakılan bir fal çeşididir.

Sayı Falı: Eski Yunanlılarda ve Yahudilerde görülen bu fal şekli, Orta Çağ’dan ve Rönesans’tan gelen çeşitli katkılar ile, gizemcilikte evreni açıklamaya yönelik bir anahtar sayılırdı.

Soğan Falı: Almanların geleneksel bir fal şeklidir. Bir soğanı tek tek soymak sureti ile bakılır. Almanların bu geleneğine göre, genç kızlar, eş adaylarının adlarını soğanlara yazarlar ve Noel gecesinde bir kilisenin sunağına bırakırlar. İlk filiz veren soğan müstakbel eşin adını açıklardı.

Su Falı: Bakır levhalara sihirli sözlerin yazılması ve su dolu bir kaba yerleştirilmesi ve bakire bir kızın suyun içine bakıp gördüklerini anlatması sureti ile bakılır. Bir başka şekline göre, bir dolunay gecesinde gümüş bir vazoya su doldurulur ve bir mumun ışığı suya yansıtılır.

Tarot Falı: Dünyada oldukça yaygın bir fal çeşididir. Başlangıcının ne zaman olduğu tam olarak bilinemese de 14. yüzyıldan kalma Tarot desteleri olduğu bilinmektedir. Gizemci geleneğe göre Mısır’dan gelmiştir ve bir kutsal kitabın, tanrı Toth’un kitabının özetlenmiş şeklidir.

Tuz Falı: Geçmiş yüzyıllarda ateşe atılan tuz tanelerinin yanarak çıkardığı sesler bir fal çeşidi olarak kullanılmaktaydı.

Un Falı: Eski Yunanlılardan kaldığı düşünülen ve daha çok Akdeniz ülkelerinde yaygın olan bir fal çeşididir. Buna göre, yere un serpilir ve ortaya çıkan şekiller yorumlanır. Başka bir çeşidine göre, ekmek yapmak için yoğrulan hamurun aldığı şekiller yorumlanır.

Yaprak Falı: Bu fala göre, bir yaprağın üzerine kişinin adı ve sorduğu soru yazılır. Daha sonra yaprak açık bir yere bırakılır. Eğer rüzgâr yaprağı yerinden kımıldatmaz ise sorulan sorunun cevabının olumlu olduğu kabul edilir.

Yıldız Falı: İnsanların doğdukları gün esas alınarak gökyüzünün o günkü durumu, yıldızların konumu ve bunların insan üzerindeki etkilerinden yola çıkarak insanın geleceğini yorumlama işidir. Astroloji ile yakından ilgilidir.Geleceği öğrenme veya bir niyetin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini anlama merakı içinde olan insanların muhayyilesi genişledikçe fal ile ilgili olan pratikler ve dolayısıyla fal türleri çeşitlilik kazanacaktır. Fal çeşitlerinin sadece burada verdiklerimiz olduğu düşünülmemelidir.

Yüz Falı: Bir kişinin yüz şekline göre kişiliğinin ve geleceğinin yorumlanması ile oluşan bir fal çeşididir.

Yüzük Falı: Antik Yunanistan’da uygulanan bir fal şekli idi. Bu fala göre, su dolu bir kabın etrafına alfabenin harfleri dizilir ve kabın üzerinde ipe bağlanmış yüzük sallandırılır. Yüzüğün sallanırken çarptığı harfler bir araya getirilir ve bu harfler birleştirilerek anlamlı sözcükler kurmaya çalışılır.

Zar Falı: Orta Çağ’dan kalma olduğuna inanılan bir fal çeşididir. Bu fala göre, bir daire çizilir ve dairenin içine üç tane zar atılır. Bu zarların gösterdiği sayılar toplanır ve buna göre yorum yapılır. Eserde yer almayan çeşitli kaynaklardan tespit edilebilen fal çeşitlerinden bazıları şu şekildedir: